RSS

Nasıl ilişki Yapılır

16 Mar

Türkiye’de cinsellik niçin bir tabu sizce?

- Din ve sosyo ekonomik gelişmenin bununla ilgisi var. Din daha derinden gelen bir etki. İstanbul, Ankara ve İzmir’de cinselliğin artık bir tabu olarak aşıldığını düşünüyorum.

Kadınların hayat boyu ilişki kurduğu erkeklerin oranı 1.9 çıkarken, erkeklerde bu sayı 11. Sizce bu tablo gerçekçi mi? Nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Ben gerçekçi bulmuyorum. Bence kadınlar bu konuda yalan söylüyorlar. İç Anadolu’nun bir köyünde geçen bir roman yazıyordum, o bölgeden arkadaşlarım vardı. Onlar köyde seks hayatları ile ilgili hiçbir sıkıntı yaşamadıklarını, her şeyin yaşandığını ama gizli kaldığını anlatıyorlardı. Cinsellik bizim en temel duygularımızdan biri, bunu kim nasıl nerede yaşıyor hiç belli değil. Bu soruya kadınların açık yürekle cevap vermesi çok zor.

Kadınlar sorunları olduğunda jinekoloğa gidiyor ama erkekler bu konuda çok tutucu. Halbuki aynı erkekler cinselliklerini anlatmaya bayılıyor? Nedir bu çelişki?

- Çünkü orada, ‘Kadını mahvettim’ diye hava atamayacak, ben ereksiyon olamıyorum, erken boşalıyorum diyecek. O yüzden bunda bir çelişki yok. Hele hele küçük şehirlerde yaşayan erkekler doktorlara hiç güvenmiyor. Doktor bunu anlatır ve herkes duyar diye düşünüyor.

Kadınların yüzde 70’i mastürbasyon yapmadıklarını söylüyor. Ne düşünüyorsunuz?

- Bu rakamın gerçek olduğuna inanmıyorum. Mastürbasyon cinselliği keşfetmenin ilk eylemidir ve gereklidir. İnsanın kendi cinsel kimliğini keşfetmesinde çok önemli bir rol oynar. Kadınlar bunu yapıyordur ama söylemeye utandıkları ve dinen günah olduğunu inandırıldıkları için gerçeği söylemiyorlardır.

ERKEKLERİN ÖZGÜVENİ YÜZDE YÜZ YALAN

Orgazm olmadığını söyleyen onca kadın varken, her beş erkekten dördünün performansından en ufak bir şüphe duymamasını nasıl açıklarsınız?

- Erkeklerin bu özgüveni yüzde yüz yalan. Bu erkek egemen kültürün külli bir yalanıdır. Erkekler ereksiyon olmak zorunda diye şartlandırılmışlar. Yahu bu beyinle ilgili bir şey. Kadın her istediğinde bu beyin hazır olmayabilir. Birçok genç erkek geneleve gider ancak çok sonra ben başaramadım diye itirafta bulunur. Ama başlarda, ‘Abi kadını mahvettim’ diye yalan söyler. Kadın sevişmekten korkuyor çünkü karşısındaki adam nereden öğrendin sen bunları orospu, diye çıkışacak. Allah’tan şimdi televizyon var da hiç olmazsa ona sığınabilirler.

Her 10 Türk’ten ikisi evliliğin cinselliği öldürdüğünü söylüyor. Katılıyor musunuz?

- 24 yıllık evli biri olarak buna katılmıyorum. İyi bir sevişme kiminle olur? Hiç tanımadığın çok güzel ya da çok yakışıklı biriyle mi? Çok zor. Bence iyi bir sevişme ve orgazm çok iyi tanıdığın bir bedenle olur. Eğer evlilikte kişiler kendilerine iyi bakıyorsa sporunu yapıyorsa, formel olarak değil de tensel olarak açlık duyduğu zaman eşiyle bunu giderebiliyorsa ve cinsel hayatlarını fantezilerle renklendiriyorlarsa bence sorun yoktur. Ama itiraf etmek gerekir ki, bütün bunlara rağmen herkes başkalarını düşünür.

En çok yapmayı istedikleri fanteziler sorusuna ‘işyerinde seks’ cevabı öne çıkan sonuçlardan biriydi. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Fantezi cinsellikte çok önemli. Ama herkes hayal dünyasının kaldırdığı kadar yaşıyordur. Bizde cinsellikle ilgili baskı olduğu için seks yapmak bir tür özgürlük eylemine dönüşüyor. İşyeri aslında özgürlüğün sınırlandırıldığı bir ortam ve sen orada en özgür eylemi yapıyorsun.

Çeşitli alet edevatın kullanılmasına ne diyorsunuz?

- Bizim Türkler yabancı alet istemez. Alet kullanımı biraz sakat.

KONUŞMALARIMIZIN BÜYÜK BÖLÜMÜ CİNSELLİK

Arkadaşlarınızla cinsellik konuşur musunuz?

- İyi bir erkek arkadaş grubum var. Evet konuşurum. Hatta konuşmalarımızın büyük bir bölümünü bu teşkil eder. Bunda yanlış bir şey görmüyorum. Hayatta üç temel zevk var. Yemek zevkleri, entelektüel olma ve yaratma zevki ve seks de bunlardan biri. Arkadaşlarım daha ziyade bana anlatmayı seviyorlar. Burada bir aşağılanma söz konusu olmaz. Ereksiyon olmamış bir arkadaşım bunu rahatlıkla anlatır. Ama anlatılanların ne kadarı doğrudur bilemem.

Karşı cinste sizi en çok ne tahrik eder sorusuna erkekler sürpriz olmayan cevaplar verdiler: Göğüsler ve kalça. Sizin bir sürpriziniz var mı?

- Ben yüze büyük önem veririm. Yüzde de en çok göz önemlidir. Ama kalça ve göğsü de güzel olursa fena olmaz.

EVLİLİĞİN YERİNE ALTERNATİF BULAMADIK

Duygusal bir bağ olmadan cinsellik yaşanması klasik olarak baktığınızda tabii aldatmaktır. Ama partnerler arasında, ruhlarımız bir ama herkes kendi bedeninden sorumlu diyorsanız o zaman bu aldatmak değildir. Evliliği hep eleştiriyoruz, 24 yıllık evli ve evliliği yürüyen biri olarak söylüyorum bence de çok sakat yanları var. Çok eleştiriyoruz ama yerine alternatif bir şey de koyamıyoruz. Bir dolu boşanmalar oluyor ama bu kurum yine de bitmiyor. Birinin bize ait olmasından ve birine ait olmaktan zevk alıyoruz. Öte yandan bundan nefret ediyoruz çünkü bu bizim özgürlüğümüzü kısıtlıyor. Ama birine ait olmak bize kimlik kazandırıyor, hayatı daha anlamlı kılıyor. Böyle bir çelişki içinde yaşıyoruz. Herkesin içinde bu çelişki vardır. O kadar çok güzel insan var ki ve hayat o kadar sıkıcı ki insanlar farklı arayışlara giriyorlar.

HİSSETTİĞİM ŞEY SINAVI GEÇTİM DUYGUSUYDU

İlk cinsel deneyim bir korku alanı. Kadınlarımız öyle bir korkutuluyor ki, orana ateş basarız bile deniyor. Kadın bu korkuyla kendini kasıyor. Erkeklerde de gerdek gecesi diye korkunç bir korku var. Düşünsenize kadından kan çıkmak zorunda. İyi ama ya o kaldıramazsa? Her ikisi için de korkunç bir durum. Korkmaz mı insan? Ben ilk cinsel deneyimimi korkuyla yaşadım. Hissettiğim şey sınavı geçtim duygusuydu, ne muhteşem bir şeymiş, değildi. Yapabiliyormuşum bunu anladım.

KENDİ TECRÜBELERİMDEN YOLA ÇIKARAK GENELEVİN DOYURUCU OLMADIĞINI SÖYLEYEBİLİRİM

Bu işi (para karşılığı seks) yapan kadınları aşağılamıyorum. Pek çok meslekten daha saygıdeğer olduklarını düşünüyorum. Geneleve giden erkeklere de kızmam ama kendi tecrübelerimden yola çıkarak doyurucu bir şey olmadığını söyleyebilirim. Hiçbir zaman bu tür cinsel ilişkilerden haz almadım, doyurucu olmadı. O insanın size para karşılığı dokunduğunu biliyorsunuz çünkü. Bir insanla birlikte olacaksam beni istemesi, çekici bulması lazım. Ama bununla mutlu olan insanlar var. Özellikle Rus kadınlarla deneyim yaşayan arkadaşlarımın hiçbiri doyurucu olduğunu söylemedi ama sadece kadınların güzel olduğunu söyledi.

BEKÁRET ZIRVALIK

Bekaretin namusla alakası yok. Saçma sapan bir şey. Bütünüyle zırvalık. Genç kızların, evililik öncesi kesinlikle defalarca cinsel deneyim yaşamaları gerekir ki daha mutlu evlilikleri olsun. Bu saçmalığın toplumdan tamamen kalkması gerekiyor. Evlenecekleri kadının evlilik öncesi oral, anal ilişki yaşamasına bekaretini koruması şartıyla evet diyenler ikiyüzlü ahlak anlayışı yüzünden bunu yapıyor. Aslında kadının bakire olup olmaması adamın umurunda değil. Ama o biliyor ki, öğrenilirse kadının daha önce birlikte olduğu adam bunu anlatacak. Yahu kadın her şeyi yapmış, o duyguyla sevişmiş. Yok illa ki o işaretin olması gerekir, o işaret onun saygın erkek olduğunu gösteren bir işaret. Olmayınca saygınlığın olmadığını düşündüğü için önemsiyor.

ARZU OKAY SAYGIYLA ANILMALIDIR

Henüz küçük bir erkek çocuğu olarak, küçük kızlarla oynadığımız evciliklerin çok masumane ama aynı zamanda yaşadığımız sürtünmelerle cinsel kimliğimi anlamamda büyük önemi olduğunu düşünüyorum. Biraz daha büyüyünce arkadaşlar arasındaki kulaktan dolma bilgiler ve en nihayetinde edebi kitaplar ve Yeşilçam’daki seks filmleri furyası cinsellikle ilgili ilk bilgilerimi aldığım yerler. Bugün o filmleri seyredince çok komik geliyor ama o zaman bir kadın göğsü, kalçası, poposu görüyorduk. Bizim için devrimdi. O nedenle Arzu Okay gibi kadınlar bizim kuşağımız için önemlidir, saygıyla anılması gerekir.

ERKEKLER POPO VE MEMEDEN TAHRİK OLUYOR, KADINLAR GÖZ DUDAK VE ELLERDEN

TNS PİAR şirketinin Hürriyet için yaptığı Cinsellik Araştırması gösteriyor ki, Türkiye’de erkekler, kadınların daha çok, memeleri ve kalçalarından tahrik oluyor, kadınlar ise erkeklerin göz, dudak ve ellerinden. Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) başkanı, Psikiyatr Nesrin Yetkin, bunu şöyle yorumluyor: ‘Erkeklerin cinsel uyarılmada etkili beden parçalarını, kadınların ise genel görünümü önemsediği görülüyor. ’ Psikiyatr Cem İncesu ise, erkeklerin daha görsel, kadınlarınsa daha işitsel ve dokunsal olduğunu anlatıyor. ‘Milyarlarca dolarlık porno sektörünün daha çok erkeklere yönelik olması bundan. Bu farklılık beyinlerindeki farklılıkla ilgili, tamamen fizyolojik, evrimsel bir şey.’

İlişkiniz ne durumda?

1-Eşinizle başkalarının yanında sık sık tartışıyor musunuz?

2-Eşinize herhangi bir işi yaptırtmak için mutlaka bir ultimatom vermeniz mi gerekiyor?

3-Eşinizin düşüncelerini paylaşmadığınız zamanlarda bile onunla tartışmaya değmeyeceğini düşünüyor musunuz?

4-Evliliğinizi sadece çocuklarınız için devam ettirdiğinize inanıyor musunuz?

5-Eşinizle başbaşa kalmaktan kaçınıyor musunuz?

6-İlişkinizin size mutluluk değil gerginlik verdiğini aklınıza getiriyor musunuz?

7-Cinsel temasdan mümkün olduğunca kaçınıyor musunuz?

8-Mutlu çiftlerle karşılaştığınızda onların da aslında mutlu olmadıklarını düşünüyor musunuz?

9-Yasak aşk yaşamak zaman zaman aklınıza geliyor mu?

10-İlişkinizin başladığı günleri anımsayıp, o zaman eşinizi neden harika bulduğunuzu merak ediyor musunuz?

DEĞERLENDİRME

5 evet cevabı: Eğer sorulardan en az beşine ‘evet’ cevabı verdiyseniz ilişkiniz sizin için büyük bir stres kaynağı. Ama siz bu durumu hayatın bir gerçeği olarak kabullenmişsiniz. Eşinizle uzun yıllar birlikte olabilirsiniz. Ama gelecekte herşey bitebilir de. Eğer evet cevapları arasında son soru da varsa beraberliğinizi devam ettirmek için çaba harcamaya hazır olduğunuz anlaşılır. Zamanla durumu lehinize döndürebilirsiniz.

3 evet cevabı: Kadın erkek ilişkilerini tehlikeye sokan en belli başlı aksaklıkları görmezlikten geliyorsunuz. Bu sayede de sağlam bir ilişki kurduğunuz söylenebilir. Başkaları sizin ilişkinize gıpta ederlerken, siz durumunuzu sıradan bir ilişki olarak niteleyebilirsiniz. İsterseniz, ilişkinizde her şey daha iyi olabilir.

Temel kondomu sevdi

Bir araştırmaya göre prezervatif (kondom) en çok Trabzon’da satılıyor.

INFO Araştırma Şirketi’nin korunma yöntemleriyle ilgili yaptığı araştırmada, prezervatifin en çok Trabzon’da satıldığı ortaya çıktı. İstanbul Nişantaşı, Erenköy ile Ankara, İzmir ve Trabzon’daki D & R mağazalarında yapılan anketlerde ilginç sonuçlar elde edildi. Geçen yılın haziran ayında başlatılan ve 20 bin 326 kişinin katıldığı anket sonuçlarına göre, özellikle gençlerin korunma yöntemi olarak tercih ettikleri prezervatifin Türkiye’de en fazla Trabzon’da satıldığı belirlendi.

Anket sorularını yanıtlayanların yüzde 30′unu kadınlar, yüzde 70′ini ise erkekler oluşturdu. Katılımcıların yüzde 81′inin cinsel ilişki sırasında mutlaka bir korunma yöntemi uyguladıkları saptandı. Bu durumun, Türk halkının büyük çoğunluğunun cinsel konularda bilinçlenmeye başladığının bir göstergesi olduğu bildirildi. Türkiye Aile Sağlığı Planlaması (TAP) Vakfı’ndan yapılan açıklamaya göre, Trabzon’un ilk sırayı almasının en büyük nedeninin ise, son yıllarda bölgede yabancı uyruklu hayat kadınlarıyla artış gösteren cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve medyanın bu konuda yaptığı yayınlar olduğu belirtildi.

Şu leyleğin işleri

Benden bir ya da iki yaş büyük çocuklardan biri (Aklan, Yıldırım, Kaya ya da Turan olabilir), aklına nereden gelmişse gelmiş, o müthiş soruyu soruyor:

- Baban annene bir şey yapıyor mu?

Sorunun anlamını yüreğim burkularak kavrar gibi oluyorum.

- Babam anneme bir şey yapmaz, diyorum. Yapsa da ayda yılda bir kere.

Ve ‘‘Ayda yılda bir kere’’ bir süre takma adım oluyor.

Yaşım 12 falan olmalı. Karın ağrısıyla kıvranarak yatıyorum. Mangal başında babam anneme soruyor:

- Bizimki akl-i baliğ (ergen) olmuş mudur?

- Ben ne bileyim! diye dikleşiyor annem.

- Öyleyse, çamaşır yıkarken donlarına dikkat et, bak bakalım leke var mı?

Ertesi gün okulda sınıfın kabadayısı İzzet Dayı’ya soruyorum:

- Dayı yahu, ‘‘akılbali’’ olmak ne demek?

İzzet Dayı yüzüme küçümseyerek bakıyor ve bilimadamı ciddiyetiyle yanıtlıyor:

-Akılbali olmak demek, otuzbir çekmek demektir.

Oğlum Tan dört-beş yaşında o ünlü soruyu soruyor bana:

-Baba ben nereden geldim?

- Bir yerden gelmedin. Seni annenle ben yaptık. Nasıl yaptığımızı şimdi sorma. Sana birkaç yıl sonra anlatırım.

İlkokula başladığı zaman gerçeği anlatıyorum.

Yıl 1978. Tan, Türkbükü denizinden bir yağız tay gibi çıkıp bana doğru koşuyor. Aklıma birden annemle babamın konuşmaları, İzzet Dayı geliyor. Tan’ı yanıma çağrıyorum.

- Mastür işleri nasıl gidiyor? diye soruyorum.

- Ne mastürü be! diye bağırarak yanımdan uzaklaşıyor.

Ama, akşam üzeri, ben Eda’nın barında demlenirken yanıma yaklaşıp, omuzunu böğrüme bastırıyor.

- Evet, yapıyorum, diyor. Ama sen anlat bana…

Babamla benim aramda bir Kaf Dağı vardı. Oğlum ise benim en yakınım.

‘‘Acı Pirinç’’ filminde Silvana Mangano’nun baldırlarını görmek, bizler için bir cinsel serüvendi. Günümüz çocukları bizim yanımızda birer alim sayılır. Kırsal kesim çocukları, cinselliği, hayvanların gösterilerinden mukayese yöntemi ile öğrenmek olanağına her zaman sahipler.

Artık günümüzde durum çok değişik: Yazılı ve görsel medya sayesinde çocuklar artık ‘‘cahil’’ değil. Şifreli kanallarla, uydu antenli televizyonlarla, internette pornonun bini bin para… Bu nedenle, günümüz çocukları, bizim kuşaklara göre bu konuda ‘‘ordinaryüs’’ sayılabilir. Ne var ki bu kolaylık, bu başıbozukluk her türlü hastalığa gebe.

Unutmamak gerekir ki gerçek cinsel bilinç ve terbiye, ancak sözcüklerin gücüyle, bilimsel anlatımla oluşur. Yeter ki onlara kendi hurafelerimizi, saplantılarımızı aktarmayalım. Çocuklarımızı kazandığımız ya da yitirdiğimiz tehlikeli bir geçittir ergenlik dönemi. O dönemin sorunlarını belki de ölünceye kadar ruhumuzda ve bedenimizde taşırız. İnsanın ruhunun ve bedeninin dünya ile, ‘‘Ben’’imizle barıştığı dönemdir ergenlik.

Bu nedenle, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, özel girişimle işbirliği yaparak başlattığı ‘‘Ergenlik Dönemi Değişim Projesi’’ni alkışlıyorum.

Hiç kuşkunuz olmasın, bu program sayesinde, öğrencilerin yanı sıra Okul ve Aile de eğitilecek.

Seksi tavsiyeler

Natürel Dergisi’nin ‘Seksi daha cazip hale getirmenin yollarını’ okurken bir ara orada da ‘Serdar Amca’ tiplemesine benzeyen birisinin var olduğunu düşünmeye başladım.

Üstelik daha da vahimi oradaki Serdar Amca muadili kişi kendini ciddiye alıyordu.

Çünkü konu hakkında gayet ciddi, kapsamlı düşünceleri vardı ve ona göre tavsiyelerine uyulduğu takdirde Türkler’in suratlarında devamlı tuhaf bir gülümsemeyle gezmelerine yol açacak bir seks yaşamını yakalamaması işten bile değildi.

Baştan söylemeliyim ki derginin konuyla ilgili tespitleri arasında sadece bir tanesine katılıyorum.

‘‘Seksi bulduğumuz ama yatakta kesinlikle bize buz gibi etki yapacak 13 erkek’’ listesine Antonio Banderas’ı -ki kendisi son yüzyılın en yakışıklı erkekler listesinde 11′inci sırada yer alan Ertuğrul Özkök’ten sonra daha alt düzeylerde yer almıştır- koymuşlar.

Sadece Antonio Banderas ile ilgili tespitlerine katıldım. Katıldım demek yanlış olacak, sadece bu tespitlerine bir itirazım yok diyeyim.

Ancak bu listeyi hazırlayan arkadaşın zevk düzeyi konusunda gerçek şüphelerim var.

Çünkü listede Mehmet Ali Erbil de yer alıyor.

Listenin konu başlığının ‘‘Seksi bulduğumuz ama yatakta bize kesinlikle buz gibi etki yapacak 13 erkek’’ olduğunu hatırlayın.

Yani anlayacağınız bu arkadaş -ki yazıyı yazanın bir bayan olduğu gibi bir izlenimim var- MEHMET ALİ ERBİL’İ ASLINDA SEKSİ BULUYOR.

Sizi bilemiyorum ama bence bu arkadaşın demin bahsettiğim ‘Son yüzyılın en seksi erkekler’ listesini hazırlayan aynı kişi olduğu açıklanırsa şahsen ben hiç şaşırmayacağım.

Bilmem anlatabiliyor muyum?

Bu arada bu liste dünya çapında bir ‘ilk’i de başardı ve 10′uncu sıraya Prens Charles’ı koyarak onun aslında seksi bir insan olduğu yolunda dünya tarihindeki ilk açıklamayı da yaptı.

Şimdi derseniz ki o bile listede varsa Mehmet Ali Erbil niye olmasın ki, o zaman ben de size vallahi haklısınız der ve susmak zorunda kalabilirim.

Ama beni şu anda susturmamanızda yarar var çünkü tam gaz almış gidiyorum.

‘Seks sonrası yapılacak altı şey’ listesi de ilginç.

Bir kere bu liste orta yaşlı erkeklere düşman olan bir kadın tarafından yazılmış.

Çünkü seks sonrası yapılacak şeylerin altıncı sırasında ‘Tekrar seks yapmak’ yazıyor.

Bunu okumak bile yaşları 40 ile 55 yaş arası olan kuşakta müthiş bir panik yaratır, benden söylemesi. Bana inanmıyorsanız aynı öneriyi Woody Allen’a yapın da bakın görün olacakları.

Ancak listede benim takıldığım konu aslında bu değil. Yapılacak altı şeyin birinci sırasında ‘Karton kutularda Çin yemeği veya dondurma yemek’ yer alıyor.Dondurmaya bir şey diyemem ama Çin yemeği oldukça önemli stratejik sorunları beraberinde getiriyor.

Şöyle ki:

Seks yapar yapmaz Çin yemeğini yatakta yiyebilmemiz için Çin yemeğinin lokantadan bizim seks bittiği anda gelmesi gerekecek. Zamanlamayı nasıl yapacağız? Yatmadan önce yemeği ısmarlarsak ama zamanlamamız tutmazsa ne olacak? Orgazm olmaya yaklaşırken kapıya dayanan Çin yemeklerini getiren kişiyle muhatap olmak zorunda kim kalacak? Kapıya yemeği getiren kişi de Çinli olur ve yataktan kalkıp onunla muhatap olan kişi erkek olursa o erkeğin o gece bir kez daha sevişebilmesi artık mümkün olabilir mi? Yemek geldi tekrar yattınız diyelim, mutfaktan o güzel kokular gelirken sevişmeyi tercih etmek kolay bir çözüm mü? Evde yeterince soya sosu yoksa ve bu kafanıza takılırsa o durumda bile sekse konsantre olabilmeniz mümkün mü?

Dergide bütün bu sorulara cevap yok.

Cinsel ilişki nasıl yapılır hakkinda aciklamalar Cinsel ilişki nasıl yapılır konusunda bilgiler

 
Yorum yapın

Yazan: Mart 16, 2011 in Uncategorized

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: