RSS

Kategori arşivi: Uncategorized

Serbest ilişki Ne Demek

serbest iliski

her iki tarafında ilişki içersinde gayet rahat, karşılarına daha iyileri çıktığı takdirde sevgilisini terk edebilecek durumda olması daha iyisi çıkmadığı sürece “hiç yoktan iyidir” düşüncesiyle ilişki yaşayan özgür kişilerin yaşadığı ilişki türüdür.

(° bkz: cift tarafli sorumsuzluk).

 
Yorum yapın

Yazan: Mart 21, 2011 in Uncategorized

 

Kaçamak ilişki Arayan Bayanlar

Kaçamak ilişki arayan bayanlar en yakışıklı erkekleri burada bulabilirsiniz! Hayatımızda belirli dönemlerde bazı sıkıntılar ve problemler yaşarız. Bu zamanda sevdiğimiz kişi ile konuşmak yerine hiç tanımadığımız bir insanla konuşabilir ve derdimizi anlatabiliriz. Özellikle bayanların içine kapanık olduğu bu dönemlerde bazı kaçamak arkadaşlıklar kurabilirler. Bu arkadaşlıkların sınırı olmalıdır değil mi?

Kaçamak ilişki arayan kadınlar çoğunlukla orta yaşlardaki kadınlardır. Nedeni ise kendine yakın hissettiği insanlar tarafından anlaşılamama ön yargısına sahiptirler. Bir bayan kaçamak arkadaşlık arıyorsa bunun derin sebeplerine inmek gereklidir. Seslichat odalarımızda dertleşeceğin ve konuşacağın yüzlerce insan vardır. Bu kişiler sadece yazmakla yetinmiyor ayrıca sizlere sesli olarakta konuşmalar yapabilirler. Sizlerde yalnız değilsiniz! Yıllardır sesli chat hizmeti vermekle beraber bir çok insanın derdini ve sorunlarını dinledik.

Kaçamak ilişkiler bulmak için aşağıdaki resme tıklamanız yeterlidir. Çekici erkeklerin bulunduğu odalara sizleri beklemekteyiz

 
2 Yorum

Yazan: Mart 21, 2011 in Uncategorized

 

Cinsel İlişkiye Girmek İstiyorum

Merhaba arkadaşlarım, Hayatın normlarından biridir cinsel ilişki, nasıl ki havaya suya, yemek yemeye ihtiyacımız var ise, cinsel ilişki de bunlar gibi olmazsa olmazlardandır. Her sağlıklı kadın ve erkeğin hayatındada büyük ve önemli bir rol oynar cinsel ilişki. Peki arkadaşlarım, cinsel ilişkiye hazırlanma saflaları nelerdir. Atmosfer çok önemlidir

İnsan yapısı, öteki yaratıkların tersine heyecanlara karşı davranışta buluna bilme yeteneğine sahip bir ruh ile donatılmıştır. Bazı durumlar dışında, cinsel ilişki için uyarılmaya bir hazırlık aşaması gereklidir.

Bu durum doğrudan doğruya bedensel uyarılmayı içine almaz. Cinsel isteklerin uyarılması daha çok görme, koklama ve işitmeyle olur. Değişik türde uyarılmaların oluşturduğu cinsel atmosfer, cinsel istekleri doğal yoldan sağlar; vücut ve ruhu, her ikisini birleştirir. Duyguları okşayan müzik, renkler, sanat, resimler, davranış ve kokuların önemi gayet iyi bilinir. Fakat bunların en önemlisi karşılıklı konuşmadır. Dr. Van De Velde cinsel ilişkiye hazırlık yollarının en etkilisinin konuşma olduğunu kesinlikle ileri sürmektedir. En önemlisi ise sevgidir ve bunun etkisi kendi kendisine telkin ve karşılıklı telkine bağlıdır. Gündelik evlilik yaşamında konuşmanın önemini unuturuz. Koca içini çekip, şöyle söyleyebilir: “Ben sana sevgi üzerine ne biliyorsam, hepsini söyledim.” Evli bir kadın utangaç bir bakışla şöyle diyebilir: “Erkeğin görevi bu konuda kadınla konuşmaktır.” Her ikisi de haksızdır. Erkeğin okşamalarından mutluluk duyan kadın, tatlı aşk fısıltılarıyla karşılık verir. Kadın ara sıra bazı sözler duymak ister. Fakat, bu, her şey olup bittikten sonra, insanın nefesini kesici bir yığın sıfat işitmek istediği anlamına gelmez. Kadın, “seni seviyorum”, gibi içten kelimelerin söylendiği bir konuşmadan mutlu olur. Her ne kadar erkek sevgi sözleri söylemeye pek fazla yanaşmasa da, kendisine sevgi dolu sözler söylendiğinde, bundan hiç de hoşlanmaz değildir. Hatta bu gibi sözler, onda cinsel istek bile uyandırabilir.

Erkek ve eşi, evlilik öncesi yılları ve evliliklerinin ilk zamanlarını anımsamalıdır. O zamanlar nasıl aşk fısıltılarının özlemini duymuşlardır! Sevgi dolu sözlerin onları sadece manevi sevgiye uyarmakla kalmadığını, aynı zamanda düzenli, sürekli kendisini yenileyen bir sevgiyi sağladığını hiç bir zaman unutmamalıdırlar.

Aşk oyununa götüren, gitgide koyulaşan atmosfer içinde, bölgesel uyarılma daha başlamadan, cinsel organların içindeki irade dışı salgılama çalışması başlar. Bu da cinsel ilişkilerin bir sonraki aşamasına, okşamalara götürür.

Okşamalar

Cinsel ilişki öncesinde okşamalar sadece kadın için gerekli değildir; erkeğin de buna gereksinimi vardır. Heyecan öpüşmeyle başlar, kucaklamalarla, vücudun çeşitli kısımlarının, özellikle cinsel organların ilişkisiyle artar. Çoğunlukla okşamalara erkek başlar. Bu, evliliğin ilk zamanlarında yeterli olabilir; fakat kendisi okşamalara başlamayı reddeden kadın, kısa zamanda kocasının sevgisini yitirecektir. Öte yandan okşamalar salgılamayı artırır, kanın cinsel organlara dolmasını sağlar ve cinsel ilişki için hazırlıkları tamamlar.

Erkek, kadın kadar çok sıvı salgılamaz. Bu az oluş büyük bir sorun değildir. Fakat kaygan sıvıyı kadının çok az salgılaması, cinsel ilişkiyi zorlaştırır ve cinsel ilişkiden sonraki aktiflik üzerine olumsuz etki yapar. Aşk fısıltıları kolayca okşamalara götürür; eşlerden biri ötekini yönetmeden, her ikisi birden aynı anda da buna başlayabilirler. Cinsel birleşim sırasında erkek ve kadın normal olarak bir sessizlikler ve karanlıklar dünyasına gömülürler ve böylece büyük bir zevk tadarlar. Fakat bu, odanın karanlık olması anlamına gelmez. Aşk fısıltıları ve arada dile getirilen mutluluk itirafları, çifte karşı konmaz, bedensel bir heyecan, libido sağlar ve onları sadece kendilerine ait olan bir dünyaya götürür.

Burada erkeğin ve kadının dikkat etmeleri için bazı uyarılarda bulunmak gerekir. Cinsel organlar başlangıçta daima yumuşak hareketlerle uyarılmalıdır. Daha sonra, salgılama başlayınca, uyarma gitgide artırılabilir. Başlangıçtaki birdenbire, şiddetli uyarma, acı hissi ve iltihaplanmaya neden olabilir.

Özellikle penisin baş kısmına sabırsızca yapılacak kuvvetli uyarmalardan kaçınılmalıdır. Bazıları kadının kaygan salgısı az olduğunda tükrüğe başvurur. Fakat buna tam anlamıyla güvenilmemelidir. Bunun yerine salgının doğal yoldan çıkışını başka şekilde sağlamaya çalışılmalıdır.

Tutkulu okşamalar, kuvvetli uyarılmanın tek yoludur. Dört gözle beklenen anda hareketlerin yavaşladığını ve yumuşadığını akıldan çıkarmamamız gerekir. Ritmik uyarmalar zevk duygusunu artırmak için çok etkili olabilir.

Evlilikte okşamalar, evlilik öncesindekilerden pek az farklıdır. Her türlü okşama, hatta cinsel organların ağız yolu ile uyarılması bile doğal ve normal olarak kabul edilmelidir. Eşlerden her biri, aralarına soğukluk girmemesi için, hangi çeşit okşamaya başvururlarsa vursunlar, vücutlarını temiz tutmalıdırlar. Her gece yatağa girmeden cinsel organlarını yıkamaya alışmalı, ilişkide bulunmasalar bile bunu savsaklamamalıdırlar.

Akşamları banyo yaptıktan sonra tuvalete giderlerse de kesinlikle yıkanmalıdırlar. Çünkü, cinsel organlar vücut dışkılarını dışarı atmaya da yarar. Bu gerçek, cinsel yaşamda asla unutulmamalıdır.

Herkese aşk dolu cinsellik dolu günler dilerim.

 
Yorum yapın

Yazan: Mart 21, 2011 in Uncategorized

 

AĞRILI CİNSEL İLİŞKİ (Disparoni)

Ağrılı cinsel ilişki nedir?

Ağrılı cinsel ilişki; cinsel ilişkide birleşme anı geldiğinde vajen (vajina) girişinde veya daha derinlerde kasık bölgesinde ağrı, acı, yanma, batma gibi hoşnutsuz, istemsiz durumların
hissedilmesidir.

Cinsel birleşme sırasında ağrı hissedilmesi “Disparoni (disparunia, disparuni, dyspareunia, disparöni), ağrılı birleşme, ağrılı cinsel penetrasyon” olarak bilinmektedir.

Cinsel birleşme (penisin vajina içine girmesi) “penetrasyon” olarak bilindiğinden, disparöni “ağrılı penetrasyon” veya “ağrılı cinsel penetrasyon” olarak da geçmektedir.

Disparoni (disparuni) pek çok kadının gizli sorunudur…
Hera Kadın Sağlığı Merkezi olarak yaptığımız çalışmalara göre disparoni yakınması ülkemizde pek çok kadında bulunmaktadır. Bazı kadınlar bu tür sorunun olduğunu farkına bile varamamakta, cinselliği bir “kadınlık görevi” olarak görmektedir. Bu maalesef yanlış yerleşmiş kültürel bir saplantıdır.

Zaman içinde kadınların cinsel ilişkiden beklentilerinin artması sonucunda, özellikle son yıllarda bu yanlış saplantıda değişmeye başlamıştır. Cİnsel sorunlarını “sorun olarak gören” ve bu nedenle jinekolog ve cinsel terapi kliniklerinin yolunu tutan hastaların sayısı her geçen gün artmaktadır.

Kesin tanı için öncelikle jinekolojik muayene şarttır…
Ağrılı ilişkinin nedenleri arasında en sık olarak (% 80 olasıklıkla) jinekolojik hastalıklar bulunmaktadır. Bu yüzden kesin nedenin saptanması için cinsel sorunlar konusunda deneyimli bir jinekolog tarafından iyi bir jinekolojik muayene şarttır.

Her hangi bir jinekolojik sorunu olmayan kişilerde ise psikolojik nedenler araştırılmalıdır.

DİSPARONİ ÇEŞİTLERİ
İlk ilişkiden itibaren cinsel ağrı yakınması olanların yanı sıra yıllar sonra cinsel ilişkisi ağrılı olmaya başlayan kadınlar da vardır.

İlk cinsel deneyimden itibaren cinsel birleşmede ağrı, acı gibi hoşnutsuz şikayetlerinin olması “Primer (birincil) disparoni”, daha önceden böyle bir şikayet olmadığı halde bu sorunun daha sonradan ortaya çıkması “Sekonder (ikincil) disparoni” olarak bilinmektedir.

Diparöni tanısında, cinsel ilişki sırasında ağrının oluştuğu bölge de önemlidir.

Cinsel penetrasyon sırasında vajinanın hemen girişinde veya vajina içinde hissedilen ağrı, acıma durumları “yüzeyel disparoni”, ilişkide kasık bölgesinde hissedilen ağrılar ise “derin disparoni” olarak bilinmektedir.

Yüzeyel disparoni
Cinsel ilişki sırasında ağrının penisin vajene girişi sırasında ve vajina içerisinde hissedilmesidir. Yüzeyel disparuni nedenleri:

Vulvar vestibulit sendrom (Vulvar vestibulitis)
Vajina girişinde ağrı, yanma, batma, acıma ile kendisini gösteren ve kadınlarda ağrılı cinsel birleşme (disparöni), vajinismus gibi problemlere neden olan bir durumdur.

Vulvar vestibulit sendromun kesin nedeni bilinmemekle beraber tek tedavi seçeneği vajinal girişteki ağrılı cilt bölgesinin basit bir cerrahi operasyon ile çıkartılmasıdır. (Parsiyel vestibulektomi operasyonu)

Vulvar vestibulitis tedavi edilmediği takdirde kadınlarda zaman içerisinde anorgazmi (orgazm olamama), cinsel isteksizlik (cinsel soğukluk) gibi sorunlara yol açmaktadır.

Vajen veya vulvanın enfeksiyonları (Vajinit ve vulvit’ler)
Vajinitler genellikle vajinal akıntı ve kaşıntı (pruritis) şikayeti ile kendisini gösterir.

Vajinal mantar enfeksiyonları, vajinal trikomonas enfeksiyonu ve Gardnerellaya bağlı gelişen bakteriyal vaginosis enfeksiyonları kişilerde cinsel ilişkide ağrı şikayetlerine yol açabilmektedir.

Vulvitler ise genelde dış genital alanda yanma, kaşıntı, acı veya döküntülü lezyonlar ile karakterizedir.

Vulvitler arasında vulvar mantar enfeksiyonu,

İyi iyileşmeyen doğum dikişleri
Normal doğum dikişlerinin iyi iyileşmemesi de kadınlarda cinsel ilişki sırasında ağrı, acı hissi oluşturabilmektedir.

Vajina ameliyatları
Vajina daraltma ameliyatları, vajinal yolla rahmin alınması ameliyatları (vajinal histerektomİ) de uygun şekilde iyileşmediği takdirde kadınlarda ağrılı penetrasyon (ağrılı cinsel birleşme) nedenidir.

Vajen girişinin doğuştan darlığı
Nadir görülen ve doğuştan gelen bu anomaliler arasında en sık rastlanılanı “Rokitanski Mayer Küstner Hauser Sendromu” dur. Bu sendromda vajina kısa ve kör olarak sonlanmaktadır.

Menopoz
Menopoza bağlı vajinal kuruluk ve atrofi (dokunun küçülmesi) kadınlarda ağrılı cinsel birleşmenin sık nedenleri arasındadır. Menopoz ve cinsel yaşam aşağıda daha detaylı olarak ele alınmaktadır.

Kızlık zarına bağlı anormallikler
Kızlık zarı’nın normalden kalın olması (rigid hymen). Ayrıca kızlık zarının cinsel birleşmeye engel olacak şekilde yüksek kenarlı ve küçük delikli olması. Bu tür kızlık zarı (hymen) çeşitleri arasında yarımay kızlık zarı (cressent hymen), cribriform hymen sayılabilir.

Vajinal kayganlığın azlığı
Vajenin kayganlığını sağlayan sekresyonların (salgıların) az olması gibi durumlar yüzeyel disparoniye neden olabilmektedir. Vajinal kayganlığın azlığı “vajinal kuruluk” olarak bilinmektedir.

Kanda süt hormonunun fazlalığı (hiperprolaktinemi) de kadınlarda estrojen hormonunu azaltarak vajinal kuruluk ve cinsel ilişkide yanma, acıma gibi problemlere zemin hazırlayabilir.

Vajinal kuruluk sorunu yaşayan hastaların tedavisinde kullanılan bazı kayganlaştırıcı krem, jel veya fitiller “vajinal lubrikant” olarak bilinir. Cinsel ilişkiyi kolaylaştıran, hazzı arttıran vajinal lubrikantlar ülkemizde de sağlık marketlerde bulunmaktadır. Menopoz dönemine bağlı vajinal kuruluk durumlarında güvenle lokal etkili hormonal ilaçlar kullanılabilmektedir.

Derin disparoni
Vaginaya penisin tam olarak girdikten sonra alt kasık bölgesi veya karında ağrı veya acıma hissinin yaşanmasıdır.

Endometriozis
Endometriosis, batın içinde yapışıklıklar ile kendisini gösteren immünolojik bir hastalıktır.

İç genital organlardaki patolojiler
Rahim, yumurtalık, tüpler veya alt karın bölgesi ile ilişkili hastalıklar derin disparoniye neden olabilmektedir. Örnek olarak uterin myomlar, yumurtalık (over) kistleri, tuboovaryen abseler sayılabilmektedir.

Geçirilmiş batın ameliyatları
Apandisit, sezaryen, myom ameliyatları gibi bir takım batın ameliyatları sonrasında kişilerde kalıcı kasık ağrısı veya cinsel ilişki sırasında derinde (kasık ve karında) ağrı şikayeti gelişebilmektedir.

Bu iki ağrı çeşidinin ayrılması da basit bir jinekolojik muayene ile sağlanmaktadır.

Menopoz ve Cinsel İlişki Problemleri
Menopozdaki kadınlarda vajen epitelinin sağlamlığını ve kayganlığını sağlayan estrojen hormonu eksikliği nedeni ile disparoni şikayeti olmaktadır. Bu problem, menopozal hormon tedavisi ile kolaylıkla düzelebilmektedir. Çünkü menapoz sonrasındaki kadınlara östrojen verilmesi vajina ve klitoristeki kan akımını artırır.

Yaşlanma ve menapoz sonucu en sık karşılaşılan cinsel yakınmalar istek kaybı, ağrılı cinsel birleşme, cinsel cevabın azalması, orgazma ulaşmada zorluk Anorgazmi (orgazm olamama) ve genital duyarlığın azalmasıdır. Islanmanın azalması ve duyarlığın bozulması östrojen düzeylerinin düşüklüğü ile ilişkilidir.

Testosteron düzeylerinin düşük olması cinsel uyarılma, genital duyarlık, libido ve orgazmdaki azalma ile birliktedir.

Menopozda cinsel hayat ile ilgili detay için tıklayınız >>>

Psikolojik cinsel ağrı problemleri: Vajinismusa Bağlı Disparoni
Vajinismus psikolojik disparoninin en sık nedenleri arasındadır ve kendisini cinsel ilişkide ağrı, acı, kasılma gibi şikayetlerle gösterir. Cinsel ilişkideki istemsiz kasılmalar disparöniye neden olmaktadır.

Herhangi bir jinekolojik neden saptanamayan hastalarda psikolojik nedenler araştırılmalıdır. Vajinismus daha çok kadının bilinç altını etkileyen psikolojik durumlarla ilişkilidir. Bu gruptaki hastalar cinsel terapi ile tedavi edilmelidir.

Ağrılı cinsel birleşmenin kesin tedavisi vardır…
Doğru Merkezin Seçimi İçin
Ağrılı cinsel birleşme (disparöni) cinsel sorunlar konusunda deneyimli jinekolog hekimler tarafından % 100 tedavi edilebilmektedir. Bu konuda en önemli unsur tedaviyi yapan hekimin cinsel sorunlar hakkında bilgi ve deneyimidir.

Disparuni tedavisindeki ilk basamak cinsel ilişkide ağrıyı üreten nedenin ortaya çıkarılması olup bu da basit bir jinekolojik muayene sırasında saptanabilmektedir.

Maalesef doğru tanı konulamayan hastalar yıllarca cinsel ilişkilerde problemler yaşamaya devam etmektedir. Hatta gerçekten ağrı hissetmesinde organik nedenleri olan pek çok hasta gereksiz yere psikoterapiler almakta, maddi manevi kayıplara uğramaktadır.

Cinsel İlişkide Ağrı Tedavileri
Cinsel ilişkide ağrı sorunu yaşayan kişilerde tedaviler nedene yöneliktir.

Vajinal akıntı ve Vajinit nedeni ile cinsel ilişkide yanma ve acıma varsa enfeksiyon tedavisi için antibiotik ve vajinal ilaçlar verilmektedir.

Endometriosis, over kisit, myom, abse gibi nedenlerle sorun yaşayan hastalarda genel anestezi altında cerrahi ameliyatlar yapılmaktadır.

Kızlık zarı, vajinal perde, bartholin absesi veya vestibulit sendroma bağlı cinsel ağrı problemlerinde basit cerrahi girişimler lokal anestezi altında (bölgesel uyuşturma yöntemiyle) uygulanabilmektedir.
Vajinal kuruluk nedeni ile verilen vajinal lubrikanlar (vajina içine fitil, krem, jel, sprey formıundaki ilaçlar) oldukça faydalar sağlamaktadır. Bu tür kayganlaştırıcı maddeler (vajinal lubrikantlar) vajina PH’ına uygun ve su bazlı olmalıdır.

Menopoz döneminde verilen lokal estrojen (estriol) içeren preperatlar da kana geçmediğinden zararsızdır. Estrojenin vajina ve vulva cilt dokusu üzerine yenileyici etkisi cinsel ilişkiyi oldukça rahatlatmaktadır.

Vajinismusa bağlı (psikolojik) cinsel ağrı sorunları cinsel terapiler ile tedavi edilmektedir.

Ağrılı Cinsel İlişki Tedavisinde Cerrahi Yöntemler
Vulvar vestibulit sendrom olarak bilinen ve jinekoloğa genellikle evliliklerinin ilk dönemlerinde disparoni şikayeti ile başvuran kişilerde en etkili tedaviler arasında cerrahi yöntemler bulunmaktadır.

Vulvar vestibulit tanısı konulabilmesi için bir takım testlerle ağrıya duyarlı bölgeler tespit edilmektedir.

Kesin vestibulit sendrom tanısı konulan hastalar Hera Klinik’te yalnızca 15 dakikada, kolay ve ağrısız bir şekilde, lokal anestezi altında (bölgesel uyuşturularak) vajinal giriş cilt bölgesinin kısmi çıkartılması ve vajen girişinin bir miktar genişletilmesi ile tedavi edilmektedir.

Yine aynı şekilde normal doğum sonrası atılan ve iyi iyileşmeyen dikişler estetik olarak hoş bir görünüm sergilemeyebilir, hatta cinsel birleşme (penetrasyon) sırasında ağrı, acıma hissi oluşmasına neden olabilir. Bu durumda da vajinal estetik operasyonları başarı ile yapılabilmektedir.

Benzer şekilde önceden geçirilmiş vajinal daraltma, vajinal histerektomi gibi ameliyatlara bağlı olarak gelişen cinsel ilişkide ağrı, acıma problemleri de kliniğimizde giderilebilmektedir.

Bazı durumlarda kızlık zarının normalden kalın, sert ve yüksek kenarlı olması, anatomik yapısındaki problemler de cinsel ilişkiye girememe veya cinsel ilişkide ağrı ve acıya neden olabilmektedir. Bu durumlarda da kızlık zarının cerrahi olarak çıkarılması (hymenektomi operasyonları) uygulanabilmektedir.

 
3 Yorum

Yazan: Mart 19, 2011 in Uncategorized

 

İLK CİNSEL İLİŞKİ (İlk Gece)

İlk cinsel ilişki veya ilk cinsel deneyim eski dilde “gerdek gecesi” veya “zifaf gecesi” olarak bilinmektedir.

Günümüzde pek çok çift evlenmeden önce ilk cinsel deneyimlerini yaşamaktadırlar. İlk gece ile ilgili bilgilere girmeden önce kızlık zarı ile ilgili bazı bilgilerimizi hatırlayalım.

Kızlık Zarı ve İlk Gece
Genç kızların bir çoğunda kızlık zarı (HYMEN, ‘himen’ okunur) ile ilgili anlatılan abartılı ve yanlış hikayeler nedeni ile ilk cinsel ilişkinin çok ağrılı bir tecrübe olacağı inanışı vardır. Bu inanış ilk cinsel ilişkiden aşırı derecede korku duyulmasına neden olmaktadır.

Bu gereksiz korku zaman içinde cinsel isteksizlik, cinsel ilişkiden yeterince haz almamaya ve hatta vajinismus ‘a kadar varan pek çok cinsel fonksiyon bozukluklarına neden olabilir.

Kızlık zarı nedir, kızlık nasıl bir organdır?
Kızlık zarı (hymen), vajen girişinden yaklaşık iki santimetre içerde bulunan bir mukoza kıvrımıdır. Bu oluşum vajina girişinde bir darlık meydana getirir. Vajinal salgıların ve adet kanının dışarı akması için ortasında açıklık mevcuttur.

Himen’in şekli, esnekliği ve kalınlığı kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Bazen ilişki sırasında kanama yapmayacak kadar ince ve elastik olabilirken bazen de cinsel ilişkiyi engelleyecek kadar kalın olabilir.

Çoğu zaman kızlık zarı yuvarlak ve ince yapılı olup rahat bir şekilde ilişkiye uygun anatomik yapıdadır.

Kızlık zarı içinden geçen boşluk vajinaya açılmakta ve adet kanının dışarıya boşalmasını sağlamaktadır.
(Üstteki resim- Hymen- kızlık zarı)

Kızlık zarı kanaması nasıl olur?
Genellikle ilk ilişki veya vajina içine cisim sokulması sırasında, kızlık zarı yırtılması sonucunda bir miktar kanama meydana getirir.

Kızlık zarı türlerine kişiden kişiye değişen miktarlarda kanamalar meydana gelebilir.

“Esnek kızlık zarı” nedir?
Bazı durumlarda kızlık zarı esnektir ve penis vajinaya girse bile yırtılmamaktadır. Böyle durumlarda kızlık zarı ilişki ile değil de ancak doğum anında yırtılmaktadır. Bu durum halk arasında “esnek zar” olarak bilinmektedir.

Yani, kişi normal doğum yapana kadar “bakire” olarak kalacaktır. Eğer sezeryen ile doğum yaparsa yine bakire olmaya devam edecektir.

Esnek bir kızlık zarının bozulup bozulmadığını kızlık zarı muayenesi ile anlamak da mümkün değildir.

Normal bir durumda ilk ilişki sonrasındaki kızlık zarı kanaması 5-10 dakika ile birkaç saat arası sürmektedir.

Kızlık zarı kanamanın hiç olmaması veya çok az olması normal olabileceği gibi bazen kişiyi şoka sokacak kadar fazla da olabilir. Bu tamamı ile yırtılan kızlık zarı bölgesinin kanlanımı ile ve kızlık zarının anatomik şekli ile ilişkilidir.

İlk gecede nelere dikkat etmek gereklidir?
Öncelikle normal bir ilişkiye başlamada ilk şartlardan birisi çiftlerin birbirine karşı güven duyması ve anlayışlı olmalarıdır.

Cinsel ilişkiye başlamadan önce kadın ilişkiye ne kadar hazırsa ve ilişkiyi ne kadar çok arzuluyorsa, vajenin kayganlığını sağlayan salgılar o kadar fazla, ilişki de o kadar ağrısız olacaktır. Bu nedenle ilk cinsel deneyimde ön sevişmeyi uzun tutarak hazzı arttırmak, bu şekilde vajinanın ıslanmasını sağlamak önemlidir.

Ayrıca kadın kendini hazır hissetmeden ilişkiye girmenin denenmesi kızlık zarının düzensiz yırtılmasına neden olabilir. Bu durumda ağrı ve kanama daha fazla olmaktadır.

Lubrikan (kayganlaştırıcı) kullanımı
İlk cinsel ilişki öncesi bayanlar “lubrikan” adı verilen vajinal kayganlaştırıcılardan da kullanabilirler. Nitekim bazan korku ile vajinal ıslanma azalabilmekte, bu durum da cinsel ilişkiyi zora sokabilmektedir.

Vajina lubrikan seçiminde nelere dikkat etmek gerekir?
Vajinal kayganlaştırıcılar (lubrikanlar) jel, krem veya fitil şekillerinde olabilir. Su bazlı ve irritan maddeleri içermeyen lubrikanların eczanelerden alınarak kullanılmasında fayda olacaktır.

İlk gece pozisyonları nelerdir?
İlk gecede en rahat pozisyon kadının üstte erkeğin altta olduğu pozisyondur.

Bu pozisyonda ön sevişmeden sonra erkek sırt üstü yatar. Kadın sertleşmiş olan erkeğin penisinin üzerine oturur. Ön sevişmede vajinal ıslanmanın sağlanması ilişkiyi kolaylaştıracaktır.

Kadının üstte- erkeğin altta olduğu bu pozisyonda kadın üstte olduğu için tam hakimiyete sahiptir. Erkek allta ve pasiftir.

Daha sonraki cinsel deneyimlerde erkek üstte (misyoner pozisyonunda) de olabilir.

İlk Gece Anıları
Pek çok kişi yaşadıkları ilk gece anılarını hayatları boyunca unutamamaktadır. Neredeyse herkesin kendine ait anlatabileceği bir “ilk gece hikayesi” vardır.

İlk gece anıları içinde maalesef toplumda ağızdan ağıza dolaşan ve şehir efsanesi haline dönümüş olan pek çok yanlış, abartılı ve eksik bilgiler bulunmaktadır.

İlk gece hikayelerini sanki bir kahramanlık öyküsü gibi ağızdan ağıza katlayarak dillendirmek, genç kızların ilk gece ile ilgili korkularını arttırmakta, ilk gece deneyimlerini gereksiz yere bir kabusa dönüştürmektedir.

 
Yorum yapın

Yazan: Mart 19, 2011 in Uncategorized

 

Gebelik Sırasında Nasıl ilişkiye Girilir

GEBELIK SIRASINDA NASIL ILIŞKIYE GIRILIR

gebelikte sex nasıl yapılmalıdır, doktoruz tarafından ilk üç ayda ilişki yasaklanmamışsa, gebelik boyuncada herhangi bir sorun yoksa ilişki önerilir. Çiftler, normal ilişkide bulunabilir. Gebeliğin ilerlemesi ve kar- nın büyümesi ile klasik ilişkiler zor ya da olanaksız olmaya başlar. İleri gebelik dönemindeki bir kadın için karına doğrudan basınç yapılmasıından sakınan ya da en azından birleşmenin derinliğini denetlemeye izin veren pozisyonlar gereklidir.
Eşler, yatak üzerinde bir arka yolla birleşme pozisyonunda diz çökerler ve erkek, çok derine ve sert ani haraket itmekten kaçınmalıdır.

Kadın, bacakları, vücudunu taşıyabilecek şekilde, açık olarak yatar. Kadının karnı üzerine fazla bir basınç olmaması bu pozisyonu gebeliğin son dönemlerine uygun kılar. Çift, arka yolla birleşmek için yan yatar. Burada da karına baskı yoktur.

Çift bir sandalye üzerinde birbirine sarılır. Kadın, erkeğin üzerine oturur. Böylece ilişki esnasında derinliği denetlenebilir.

Gebeliğin fark edilmesi ile birlikte kadınlarda annelik içgüdüsü biraz daha baskın hale gelir. İlk gebeliğini yaşayanlar da dışarıdan gelecek her türlü müdahalenin bebeğe zarar vereceği düşüncesi anne adayının cinsel isteklerini köreltebilir. Oysa ki normal seyreden bir gebelikte cinsel ilişkinin olumlu ya da olumsuz hiçbir etkisi yoktur.
Halk arasında erken dönemde yaşanacak cinsel ilişkinin bebekte sakatlık ya da ölüme neden olacağı veya bir düşük ile sonuçlanacağı fikri hakim olmasına rağmen bunun hiç bir bilimsel dayanağı yoktur.
Gebelik ilerledikçe ve anne adayı kendisinde gerçekleşen bu değişime uyum sağladıkça cinsel istekte de bir artış görülebilir, ancak rahimin iyice büyümesi ile birlikte cinsel ilişki teknik olarak zor bir hal alır. Bu durum zaman zaman anne adayında ağrı ve acıya neden olabilir. Bu nedenden ötürü gebeliğin son dönemlerinde cinsel istekte yeniden azalma görülebilir.
Her şeyin normal olarak gittiği durumlarda son dört haftaya kadar cinsel yaşamda hiçbir kısıtlama yoktur. Bu dönemde erkeğin ejekulasyon sıvısı (meni) içinde bulunan ve prostaglandin adı verilen maddelerin rahim kasılmalarını başlatarak erken doğuma sebep olabileceği düşüncesi nedeniyle ilişki önerilmemektedir.
Yine, daha önceden tekrarlayan düşük öyküsü olan veya erken doğum yapan kadınlarda, orgazma bağlı düşük riskleri nedeni ile ilk üç ayda ilişki kısıtlanabilir.
Yaşamakta olduğu gebeliğinde herhangi bir dönemde vajinal kanama olması durumunda, düşük veya erken doğum tehtidi olan kadınlarda ilişki kesinlikle yasaklanır. Bu yasak tehlikenin ortadan kalktığı kesin olarak saptanana kadar devam eder.
Erkekte veya kadında teşhis edilmiş genital enfeksiyon varlığında da tam olarak tedavi tamamlanıncaya kadar yasak konmalıdır.
Riskli gebelikler sınıfına giren plasenta previa (plasentanın önde gelmesi) durumunda da kanamayı başlatma riski nedeni ile ilişkiden kaçınmak gerekir.
Gebe kadın psikolojik korkular nedeni ile ilişkiden kaçınıyorsa bu durumu anlayışla karşılamak ve zorlamamak gerekir.

Daha kolay anlaşılabilir olması için bu bölümün geri kalan kısmı soru-cevap şeklinde hazırlanmıştır.
Soru: Gebelikte seks yapmak doğru mudur?
Cevap: Erken doğum veya düşük (abort) riski yoksa, plasenta normal yerleşimli ise, bireylerde genital enfeksiyon taşıyıcılığı yoksa gebeliğin son ayı haricinde normal cinsel ilişki önerilebilir.

Ancak ilişki sonrası karın ve kasık ağrısı veya kanama şikayeti olan kişiler ilişkiden kaçınmalıdır. Eğer gebe cinsel ilişki yönünden risk taşıyıp taşımadığını bilmiyorsa mutlaka bir doğum uzmanına gidip danışmalıdır.
Soru: Cinsel ilişki düşüğe sebep olur mu?
Cevap: Pek çok çift gebeliğin özellikle ilk üç ayı içerisinde cinsel ilişkiye girmenin düşüğe sebep olabileceğini düşünmektedir. Fakat bu dönem zarfında gerçekleşen düşüklerin pek çoğu ilişkiyle bağlı olmayıp, rahim içinde gelişmekte olan bebekteki genetik bozukluklarla ilişkilidir.
Soru: Orgazm olmak erken doğuma sebep olur mu?
Cevap: Orgazm olmak rahmin kasılmasına sebep olabilir. Fakat yapılan araştırmaların büyük bir çoğunluğuna göre, normal bir gebelikte cinsel ilişki olsun veya olmasın orgazmın, doğum eyleminin başlamasına veya erken doğuma sebebiyet vermediğini göstermektedir.

Eğer önceden prematüre (erken) doğum yaptıysanız, meme uçlarının uyarılması doğum ağrılarınızı başlatabilir.

Soru: Cinsel ilişki bebeğe zarar verir mi?
Cevap: Kesinlikle hayır. İlişki esnasında erkeğin penisi fiziksel olarak bebeğe temas etmez. Çünkü bebek, rahim kasları, amniyon sıvı ve kesesi tarafından oldukça iyi korunmaktadır.

Ayrıca rahim kanalının girişindeki mukus tıkaç (servikal mukus) semenin ve bakterilerin rahim içine geçişini engeller. Ancak, derin ilişki veya zorlama, ağrıya sebep olursa bundan kaçınılmalıdır.
Soru: Gebelik süresince cinsel ilişkiden kaçınmanın tavsiye edildiği belli bir dönem var mıdır?
Cevap: Gebeliğin son haftalarında önlem amacıyla cinsel ilişkiden kaçınmayı tavsiye edilmektedir.
Gebeliğin son ayında haftada birden fazla cinsel ilişkiye girmenin, rahim içi enfeksiyon riskini arttırdığını ifade eden bir çalışma vardır.

Ancak bu çalışmayı destekleyen başka araştırmalar mevcut değildir.
Yine, gebeliğin herhangi bir döneminde;

Vajinal kanama

Amniyon suyunun gelmesi

Servikal yetmezlik (Rahim kanalın normalden kısa ve geniş olması)

Erken doğum ve düşük risklerinin varlığı veya önceki gebeliklerinde bu problemleri yaşamış olanlar

Plasenta previa (plasentanın rahim kanalının ağzını tıkaması) gibi durumlar ortaya çıkarsa, doğum uzmanı muhtemelen cinsel ilişkiden kaçınılması gerektiğini söyleyecektir.
Örneğin, ikiz gebelik gibi erken doğum ihtimalinin yüksek olduğu diğer riskli durumlarda da, gebeliğin altıncı ayından sonra cinsel ilişkiden kaçınmak gerekebilir.
Eğer gebede daha önceden geçirilmiş düşük veya erken doğum hikayesi varsa yine cinsel ilişki tavsiye edilmeyebilir.
Soru: Gebelikte cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanımı önerilmekte midir?
Cevap: Gebe olsun veya olmasın, yeni veya birden fazla kişiyle cinsel ilişkiye giren tüm kadınlar (poligamik kadınlar), cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için prezervatif kullanmalıdır.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar kapan tüm gebeler, bebeğe zarar verebilecek enfeksiyonlara açıktır ve erken doğum yapma olasılıkları vardır. Hepatit B, Hepatit C, HIV (AIDS) ve Herpes mikroorganizmaları cinsel ilişki ile bulaşan ve doğum yoluyla bebeğe aktarılabilen enfeksiyon etkeni ajanlardır.
Soru: Kadının cinsel arzuları gebelikten nasıl etkilenir?
Cevap: Gebeliğin ilk üç ay, ikinci üç ay ve son üç ay olmak üzere üç ayrı dönemi vardır. Her dönemin özellikleri birbirinden farklı olduğu gibi bu dönemlerdeki cinsel istek ve arzular da farklıdır.

Gebeliğin adaptasyon dönemi olan ilk üç ayında cinsel arzularda genel olarak bir azalma gözlenebilir ve bu durum çiftin cinsel hayatını etkileyebilir. Bu dönemde değişen hormon dengeleri, bitkinlik, halsizlik, bulantı ve kusmalar ile kadının kendini güçsüz ve çirkin hissetmesi cinsel arzuları olumsuz yönde etkileyebilir.
İkinci üç ay boyunca, cinsel dürtülerde bir takım değişiklikler meydana gelmeye başlar. Göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artışıyla beraber cinsel dürtüler normale dönebilir. Hatta göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artması, kişinin kendisini daimi olarak cinsel ilişkiye hazır hissetmesine sebep olabilir. Bu nedenle ilişki esnasında dürtülerde artış bile meydana gelebilir.
Son üç aya girildiğinde ise gebeler genelde cinsel arzularının tekrar azalmaya başladığını hissederler. Büyük bir karın cinsel ilişkiyi fiziksel olarak zorlaştırabilir. Bunun yanında artan yorgunluk, sırt-bel-karın ağrıları, artan vajinal akıntı ve mantar enfeksiyonları, vajendeki ödemlenme sonucunda ilişki anında hissedilen acılar gebeyi yeniden cinsel ilişkiden uzaklaştırabilir.

Son dönemdeki bir çift, birbirini zorlamadan rahat hareket edebilecekleri pozisyonlarda seks yapmayı deneyebilir.
Soru: Gebelikte cinsel ilişki sırasında hangi pozisyonlar denenebilir?
Cevap: Değişik pozisyonları denemeniz gebelik boyunca faydalı olabilir. Örneğin çok kullanılan erkeğin üstte olduğu yol, son dönemlerdeki bir gebelikte karnın yaptığı basınca bağlı hem anneye rahatsızlık verecektir, hem de çocuğun kan dolaşımını bozacaktır.
İleri gebelik haftalarında, daha çoklukla kadının üstte veya yanda olduğu, kadının hareketlerine yön verebileceği pozisyonlar tercih edilebilir.
Gebelik hormonları etkisiyle vagina salgısının artması tüm vücutta olduğu gibi vaginada da oluşan ödem nedeniyle ilişki sırasında ağrı duyusu olabilir.
Soru: Çiftler tüm bu cinsel arzu değişiklikleriyle nasıl başa çıkabilirler?
Cevap: Gebe kadın, eşinden cinsel ilişki isteği olmaksızın şefkat bekleyebilir. Fakat erkek de bu isteksizliği bir reddedilme olarak algılayabilir.
Önemli olan çiftlerin birbirinin isteklerini ve arzularını açıkça konuşabilmesidir. Diğer seks yöntemleri de konuşulabilir. Örneğin oral seks, masaj veya mastürbasyon denenebilir.
Soru: Neden gebelikte seks konusunda fazla konuşulmamaktadır?
Cevap: Konu hakkındaki bilimsel yayınlar kafa karıştırıcıdır. Diğer bir neden ise bazı hekimlerin hastalarıyla cinsel konularda konuşmaktan rahatsızlık duyması olabilir. Bu sebeplerden dolayı, çiftler gebelik esnasında cinsel ilişkiden kaçınmaları gerektiği mesajını alabilirler.
Aslında cinsellik ve cinsel istek, insanın içinde doğuştan var olan içgüdülerden biridir. Bu güdünün amacı, varlıkların kendi soyunu devam ettirme isteğidir. Buna rağmen bu konu maalesef hala bir tabu konumundadır.
Soru: Doğumdan ne kadar süre sonra çiftler cinsel ilişkiye girebilirler?
Cevap: Doğru cevap çifte göre değişir. Genellikle, rahatsızlık veren bir sorun yok ve her şey yolunda gidiyorsa normal doğum veya sezaryenden 20-25 gün sonra cinsel ilişkiye başlanabilir. Fakat çiftler, anne-baba olduktan sonra cinsel ilişkilerinde de bir takım değişiklikler yaşarlar. Bu da çok normaldir ve eğer kafalarda bir takım soru işaretleri oluşmuş ise en iyisi çiftin güvendikleri bir jinekoloğa muayene olduktan sonra karar vermeleridir

 
Yorum yapın

Yazan: Mart 19, 2011 in Uncategorized

 

Sevişme Teknikleri Nelerdir

Hakkındaki Genel Bilgiler.
Bu Konuyu 18 Yaşından Küçükler Okumasın Lütfen.

aşkın ve sevginin bir anlatım yoludur. Aşk ise insan doğasının öyle derin ve coşkulu bir yönüdür ki hiçbirimiz bunun ölçülü planlanmış ve duygudan yoksun teknikler gerektirdiğini düşünmekten hoşlanmayız. Neyi ve nasıl yapacağımızı zamanı gelince yaparız diye düşünürüz. Ama cinsel ilişki ve sevişme farklı şeylerdir. Cinsel ilişki yalnızca cinsel organların etkinliği değildir. Sevişmedeyse tüm bedenimiz zihnimiz ve duygularımız işin içine girer. İlişkiden önce yapılan her şeye sevişme denir; ancak bu ilişkiden sonra da sürdüğüne göre olayın tümüne sevişme demek daha yerinde olur.

Yalnızca cinsel ilişkiyle yetinebilseydik uyumlu ilişkiler kurmak kendimizi ve başkalarını anlamak için çaba harcamazdık. Cinsel ilişki yeterli değildir. Dokunmak öpmek sarılmak partnerimizi memnun etmek onunla oynamak isteriz. İtici olmayan ve acı vermeyen her şey geçerlidir. (Sado-mazoşist uygulamalar da aşırıya kaçmamak ve her iki tarafın uygun görmesi koşuluyla son derece keyif verici olabilir.) Sevişme olayı sevişme fikriyle başlar. Bu güzel dostça bir düşüncedir. Her iki taraf bu havayı sezdiğinde birbirlerine heyecanla tepki gösterirler bu heyecan insanları güzelleştirir. Sevişmenin önemli bir öğesi kışkırtmaktır. Sevişmeyi düşünen eşler birbirlerini farkında olmadan kışkırtırlar. Göz göze gelinen el ele tutuşulan bu anlar sevişmenin romantik başlangıcıdır; düş gücü cinsel isteği kamçılar.

Sözcükler de sevişmenin bir parçasıdır ve sözcükleri kullanarak erkek arkadaşımızın da isteklerine saygı göstermeyi yani sevginin en önemli kurallarından birini öğreniriz. Normal zamanda kullanmadıkları sözcükleri duyduğunda ya da söylediğinde cinsel heyecan duyan pek çok insan vardır. Bunlar kötü diye nitelediğimiz sözcükler olabileceği gibi yumuşak okşayıcı sözler de olabilir. Eğer bunlar kolay akla gelen başkalarının yanında söylenmeyen ve partnerimizin duymak istediği sözlerse düşündüğümüzü söylemememiz için bir neden yoktur. Ancak bizi mutsuz ya da tedirgin edecek şeyleri yapmamalıyız. Yine de sevişme konusunda ister sözle ister hareketle olsun bugün düşünmek bile istemediğimiz bazı şeyleri yarın yapmak için can atabiliriz. Göz zevkinin de sevişmede payı vardır ama aceleye getirilmemelidir. Sevgilinin görevi çabucak bir aşk dersi vermek değil iki ayrı insanın bu buluşması sürecinde bazı şeyleri çıkarmak öğrenmek ve göstermektir. İki erkeğin uzun yıllar beraber olmalarına rağmen birbirlerinin bedenlerini yeniden keşfetmek ve görmekten zevk alması son derece olağandır. Alınan bu zevk karşılıklıysa sevişmenin bir parçası sayılır.

Cinsel ilişki hemen her yerde gerçekleşebilir ama sevişmek için rahat ve sıcak bir ortam gereklidir. Önümüze bir yemek konduğunu ama bunu masanın altında yemek zorunda olduğumuzu düşünelim o zaman duygusal zevk alınan bir olayda ortamın ne derece önem kazandığını daha iyi anlarız. (Tabii araba asansör ya da açık alan gibi fantezilerin uygulanması her zaman mümkündür.) Nasıl ki pikniklerde yemek saatlerine uymanın ayrı bir zevki olursa sevişilen ortamın değiştirilmesi de sevişmeye renk katacaktır.

Ellerimiz en hareketli ve becerikli organlarımızdır ama dokunabilen ağzımız ve tat alabilen dilimiz de vardır. Sevişme sırasında kullanılan ve zevk alan organlarımız karşımızdakine de zevk verirler; okşar öper tadına varırlar. Sevişme hızlanıp ilişkiye yaklaştıkça dokunmanın ısrarlı ve yoğun bir hal alması normaldir ve zevk de verir; öpüşme hafif ısırmalara dokunmalar ve çimdiklemelere ya da tırmalamaya dönüşür. Bu her iki tarafın da hoşuna gidiyor onları ilişki ve doyuma yöneltiyorsa kötü bir şey değildir. Bazen ilişki olmaksızın ilişki sırasında doyuma ulaşılabilir.

Bedenimizin belirli bölgeleri dokunmaya karşı aşırı duyarlıdır; dokunulduğunda ürperen ve heyecanlandıran bu bölgelere cinsel heyecan veren (erojen) bölgeler denir. Aslında ilk erojen bölge sevişme düşüncesinin uyanmaya başladığı zihindir. Erojen bölgeler herkeste değişir. Örneğin erkeklerin çoğu meme uçlarının ellenmesi ve öpülmesinden zevk alır. Partnerimizde cinsel heyecan veren bölgeleri bulmak sevişme oyununda çok önemli bir hamledir. Sırtın bel kısmı ense kulak kulak memesi bacakların iç kısmı ve akla gelebilecek öteki bölgeler cinsel heyecan verebilir. Meme ucu gibi dikleşebilir dokulardan oluşan bazı bölgeler sevgilinin değişiyle sertleşirler. Başka bazı bölgelerin cinsel heyecan vermesinin geçmişe dayanan psikolojik nedenleri olabilir. Örneğin bazı erkekleri saçlarının taranması ya da parmaklarının emilmesi heyecanlandırır.

Sevişme sırasında en çok heyecanlandıran bölge şüphesiz cinsel organımızdır. Sevişirken penise dokunulması son derece etkili bir harekettir. Erkek bedeninin bu bölgesinde o kadar çok sinir ucu vardır ki buraya dokunulması erkeği doyumda zevk dalgalarının doruğuna çıkarır. Penis başının iki santim aşağısı erkeklerin en duyarlı bölgeleridir. Kadının vajinasına karşılık gelen anüse dokunmak ve öpmek de aynı derecede erkeğe büyük heyecan verir. Çiftler sevişirken birbirlerine dokunmalarının ne derece sert ya da yumuşak olmasını yeğlediklerini belirtebilirler. Cinsel organın ağızla uyarılması doyumla sonuçlanabilir.

Sevişme sırasında bedenlerimiz yükselen heyecan düzeylerinden geçerek doyuma hazırlanır ve yaklaşır. Soluklar sıklaşır nabız yükselir ve anlamlı sözcükler söylemek zorlaşır. Sevişmek ilişki sırasında da sürebilir. Seçilen pozisyona göre çiftler birbirlerinin bedenlerini hala okşayıp öpebilirler. Bazı erkekler skrotumlarına (yumurtalık) dokunulmasından zevk alırlar. İki tarafı da memnun eden hiçbir şey yanlış değildir.

Başarılı sevişmenin yalnızca teknikten ibaret olmadığını seksin en son evresi kanıtlar. Bu ilişkiden sonrasıdır. Artık heyecanlanmak ve heyecanlandırmak için bir neden yoktur ama yaptıklarının bilincindeyseler sevişerek buluşmuş bu iki beden hemen ayrılıp uykuya dalmaz. Seksin son aşamasında saf ve yumuşak bir sevgi vardır. Israrlı ve sert olmayan yumuşak öpücükler ve belki daha önce konuşulmamış birkaç sözle bu süre değerlendirilir.

 
Yorum yapın

Yazan: Mart 18, 2011 in Uncategorized

 
 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.